fetihsuresi.gen.tr https://www.fetihsuresi.gen.tr Fetih Suresi, Fetih Suresi Meali, Tefsiri ve Okunuşu tr-TR hourly 1 Copyright 2019, fetihsuresi.gen.tr Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000 Thu, 22 Aug 2019 00:00:00 +0000 60 Arapça Fetih Suresi https://www.fetihsuresi.gen.tr/arapca-fetih-suresi.html Thu, 06 Dec 2018 22:09:29 +0000 Fetih Suresi Arapça, Fetih suresini Arapça dilinde okumak istiyorsanız aşağıda sıra ile 1-5 sayfanın tamamı verilmiştir. Sıralama birinci sayfadan başlayarak son sayfaya doğru ilerlemektedir. Fetih Suresi Arapça 1. Sayfas

Fetih Suresi Arapça 1. Sayfası



Fetih Suresi Arapça 2. Sayfası



Fetih Suresi Arapça 3. Sayfası



Fetih Suresi Arapça 4. Sayfası



Fetih Suresi Arapça 5. Sayfası



]]>
Fetih Suresi Kabe İmamları https://www.fetihsuresi.gen.tr/fetih-suresi-kabe-imamlari.html Fri, 07 Dec 2018 15:10:30 +0000 Fetih Suresini aşağıdaki video aracılığı ile dinleyebilirsiniz, Fetih suresini okuyan Kabe İmamları Fetih Suresini aşağıdaki video aracılığı ile dinleyebilirsiniz, Fetih suresini okuyan Kabe İmamları ]]> Fetih Suresi Ahmet El Acemi https://www.fetihsuresi.gen.tr/fetih-suresi-ahmet-el-acemi.html Sat, 08 Dec 2018 10:43:22 +0000 Fetih Suresini aşağıdaki video aracılığı ile dinleyebilirsiniz, Fetih suresini okuyan Ahmet El Acemi Fetih Suresini aşağıdaki video aracılığı ile dinleyebilirsiniz, Fetih suresini okuyan Ahmet El Acemi
]]>
Fetih Suresi Fazileti https://www.fetihsuresi.gen.tr/fetih-suresi-fazileti.html Sun, 09 Dec 2018 04:58:48 +0000 Kur'an-ı Kerîm'in kırksekizinci suresi. Medine'de, Hudeybiye antlaşmasından sonra Hicret'in altıncı yılında nâzil olmuştur. Yirmidokuz ayet, beşyüzaltmış kelime, ikibindört yüzotuzüç harftir. fâsılası Elif harfidir. Adı sure Kur'an-ı Kerîm'in kırksekizinci suresi. Medine'de, Hudeybiye antlaşmasından sonra Hicret'in altıncı yılında nâzil olmuştur. Yirmidokuz ayet, beşyüzaltmış kelime, ikibindört yüzotuzüç harftir. fâsılası Elif harfidir. Adı surede geçen Feth kelimesine dayanır: "Biz sana apaçık bir fetih müjdeledik" (Ayet I) Fetih: Bir yeri almak, zaptetmek, ele geçirmek veya Fetih, açmak, bir kapa¬lılığı gidermek demektir.

Sure, müslümanların geleceğine dâir müjdeler ihtiva etmektedir. Hudeybiye andlaşmasından önce Resulullah (s.a.s.) rûyasında sahabeleriyle birlikte Mekke'ye gittiklerini ve orada umre ziyaretini yaptıklarını gördü. Bir peygamber için rûya ayrı bir önem ifade eder; Çünkü rûyaları bir çeşit vahiydir. Bunun üzerine Resulullah ashabına umreye gitmek üzere hazırlık yapmalarını ve çevreye haber gönderilmesini emretti. Muhâcir ve Ensâr hazırlıklarını yaptılar. Ancak çevre kabîlelerden çağrıya icabet etmeyenler oldu. Çünkü hicretten sonra Mekkeliler, beş yıldır hiçbir müslümanı Mekke'ye sokmamışlardı. Mekkelilerden izin almadan yapılan bu yolculuk sonucunda müslümanların bir katliama tâbi tutulacaklarını sanıyorlardı.

Hacc mevsiminde Mekke'nin kapılarını amansız düşmanlarına bile açan Mekkeliler sadece müslümanların gelmesini kabul etmiyorlardı.

Peygamber (s.a.s.)'le birlikte 1400 sahabi yola koyuldu. O dönemde umreye gidenlerde âdet olduğu üzere her şahıs beraberinde silah olarak sadece kılıcını götürürdü. Kurban edilmek üzere beraberlerinde yetmiş deve de götürmüşlerdi. Mıkat'a geldiklerinde ihramlarını giyerek yollarına devam ettiler. Harem sınırına yakın Hudeybiye denilen yere geldiklerinde ise Mekkelilerin silahlanarak pusuya yattıkları haberi duyuldu. Müslümanlar orada konakladılar. Karşılıklı elçiler gönderildi. Nihayet andlaşma yapmak üzere görüşmeler yapıldı ve andlaşma imzalandı. Andlaşma maddeleri görünürde müslümanların aleyhineydi. Bu sebeple şartlar görüşülürken müslümanlar aşırı derecede huzursuz idiler. Hoşnutsuzluklarını Resulullah'ın huzurunda bile söylüyorlardı.

İşte böyle bir andlaşmadan dönerken -ki umre yapma imkânını da bulamamışlardı- Mekke fethini içeren Fetih suresi indi. Sure, müslümanların gönlüne su serpmişti.

Sûre şu fetih müjdesiyle başlar:

"Biz sana apaçık bir fetih verdik. Tâ ki Allah, senin günahından, geçmiş ve gelecek olanı bağışlasın ve sana olan nimetini tamamlasın ve seni doğru bir yola iletsin. Ve Allah sana şanlı bir zafer versin. O, imanlarına iman katsınlar diye mü'minlerin kalblerine huzûr indirdi. Göklerin ve yerin askerleri Allah'ındır. Allah bilendir, her şeyi hikmetle yapandır." (1-4) .

Böylece müslümanlara sadece umreye gidecekleri değil, Mekke'nin fethedileceği müjdesi de verilmiş oluyordu. Sure, müminlerin âhirette de mükâfatlandırılacaklarına, münâfık ve müşriklerin ise şiddetli bir azaba çarptırılacaklarına dikkat çektikten sonra; korkuları sebebiyle bu yolculuğa katılmayanların samimî kişiler olmadıklarını, Medine'ye varıldığında asılsız birtakım bahaneler uyduracaklarını haber vermektedir. Söz nihayet andlaşmaya katılan müminlere getirilir. Allah'ın o kimselerden razı olduğu ve yakında bir fetihle mükâfatlandırılacakları anlatılır:

"Allah şu müminlerden râzı olmuştur: ki onlar, ağacın altında sana bey'at ediyorlardı. Allah onların gönüllerindeki (doğruluk ve vefayı) bildiği için onların üzerine huzur ve güven indirdi ve onlara yakın bir fetih verdi. Yine onlara (yakında) alacakları birçok ganimetler bahşeyledi. Allah üstündür, hikmet sahibidir" (18-19).

Bu arada Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Hudeybiye andlaşmasından önce gördüğü rûya ele alınarak Peygamberin bu rûyasının gerçek çıkacağı bildirilir (27-28). Kuran'da geleceğe dair bu tür pek çok haber vardır ve bunların hepsi anlatıldığı gibi gerçekleşmiştir. Surenin sonunda Peygamber ve onunla birlikte olanlar övülerek üstün hasletlerinden bir kısmı şöylece dile getirilir: "Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar, kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onların, rukû ve secde ederek Allah'ın lutuf v]]> Fetih Suresi Kaç Ayet https://www.fetihsuresi.gen.tr/fetih-suresi-kac-ayet.html Sun, 09 Dec 2018 05:18:59 +0000 29 ayettir, Mekke şehrinde indirilmiştir ve Kur'an-ı Kerim'de 1. cüzdedir. Hudeybiye antlaşmasından sonra, müslümanlar Medine'ye dönerken yolda gelen ayetler sebebi ile bazı kaynaklara göre Medine de indirilmiştir.
Hudeybiye antlaşmasından sonra, müslümanlar Medine'ye dönerken yolda gelen ayetler sebebi ile bazı kaynaklara göre Medine de indirilmiştir.]]>
Fetih Suresi Oku https://www.fetihsuresi.gen.tr/fetih-suresi-oku.html Sun, 09 Dec 2018 23:54:37 +0000 1. Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik. 2, 3. Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım ets 1. Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.

2, 3. Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.

4. O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

5. Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır.

6. Bir de, Allah'ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük girdabı onların başına olsun! Allah onlara gazap etmiş, onları lanetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir!

7. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

8. (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

9. Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tespih edesiniz diye (Peygamber'i gönderdik.)

10. Sana bîat edenler ancak Allah'a bîat etmiş olurlar.2 Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah'a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükâfat verecektir.

11. Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Allah sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, ona karşı kimin bir şeye gücü yeter Hayır, Allah yaptıklarınızdan haberdardır."

12. (Ey münafıklar!) Siz aslında, Peygamberin ve inananların bir daha ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, sizin gönüllerinize güzel gösterildi de kötü zanda bulundunuz ve helaki hak eden bir kavim oldunuz.

13. Kim Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.

14. Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

15. Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah önceden böyle buyurmuştur." Onlar, "Bizi kıskanıyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar.

16. Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır."

17. Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır.

18, 19. Şüphesiz Allah, ağaç altında sana bîat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

20. Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. (Allah böyle yaptı) ki, bunlar mü'minler için bir delil olsun, sizi de doğru bir yola iletsin.

21. Henüz elde edemediğiniz, fakat Allah'ın, ilmiyle kuşattığı başka (kazançlar) da vardır. Allah her]]> Fetih Suresinin İnişi https://www.fetihsuresi.gen.tr/fetih-suresinin-inisi.html Mon, 10 Dec 2018 07:09:25 +0000 Kur'an-i Kerîm'in kirksekizinci suresi. Medine'de, Hudeybiye antlasmasindan sonra Hicret'in altinci yilinda nâzil olmustur. Yirmidokuz ayet, besyüzaltmis kelime, ikibindört yüzotuzüç harftir. fâsilasi Elif harfidir. Adi surede geçen Feth Kur'an-i Kerîm'in kirksekizinci suresi. Medine'de, Hudeybiye antlasmasindan sonra Hicret'in altinci yilinda nâzil olmustur. Yirmidokuz ayet, besyüzaltmis kelime, ikibindört yüzotuzüç harftir. fâsilasi Elif harfidir. Adi surede geçen Feth kelimesine dayanir: "Biz sana apaçik bir fetih müjdeledik" (Ayet I) Fetih: Bir yeri almak, zaptetmek, ele geçirmek demektir. Surenin konusu, kendisinden önce yer alan Muhammed sûresindeki gibi savas ve fethin müjdelenmesidir. Sure, müslümanlarin gelecegine dâir müjdeler ihtiva etmektedir. Hudeybiye andlasmasindan önce Resulullah (s.a.s.) rûyasinda sahabeleriyle birlikte Mekke'ye gittiklerini ve orada umre ziyaretini yaptiklarini gördü. Bir peygamber için rûya ayri bir önem ifade eder; Çünkü rûyalari bir çesit vahiydir. Bunun üzerine Resulullah ashabina umreye gitmek üzere hazirlik yapmalarini ve çevreye haber gönderilmesini emretti. Muhâcir ve Ensâr hazirliklarini yaptilar. Ancak çevre kabîlelerden çagriya icabet etmeyenler oldu. Çünkü hicretten sonra Mekkeliler, bes yildir hiçbir müslümani Mekke'ye sokmamislardi. Mekkelilerden izin almadan yapilan bu yolculuk sonucunda müslümanlarin bir katliama tâbi tutulacaklarini saniyorlardi.

Hacc mevsiminde Mekke'nin kapilarini amansiz düsmanlarina bile açan Mekkeliler sadece müslümanlarin gelmesini kabul etmiyorlardi. Peygamber (s.a.s.)'le birlikte 1400 sahabi yola koyuldu. O dönemde umreye gidenlerde âdet oldugu üzere her sahis beraberinde silah olarak sadece kilicini götürürdü. Kurban edilmek üzere beraberlerinde yetmis deve de götürmüslerdi. Mikat'a geldiklerinde ihramlarini giyerek yollarina devam ettiler. Harem sinirina yakin Hudeybiye denilen yere geldiklerinde ise Mekkelilerin silahlanarak pusuya yattiklari haberi duyuldu. Müslümanlar orada konakladilar. Karsilikli elçiler gönderildi. Nihayet andlasma yapmak üzere görüsmeler yapildi ve andlasma imzalandi. Andlasma maddeleri görünürde müslümanlarin aleyhineydi. Bu sebeple sartlar görüsülürken müslümanlar asiri derecede huzursuz idiler. Hosnutsuzluklarini Resulullah'in huzurunda bile söylüyorlardi. Iste böyle bir andlasmadan dönerken -ki umre yapma imkânini da bulamamislardi- Mekke fethini içeren Fetih suresi indi. Sure, müslümanlarin gönlüne su serpmisti.

Sûre su fetih müjdesiyle baslar:

"Biz sana apaçik bir fetih verdik. Tâ ki Allah, senin günahindan, geçmis ve gelecek olani bagislasin ve sana olan nimetini tamamlasin ve seni dogru bir yola iletsin. Ve Allah sana sanli bir zafer versin. O, imanlarina iman katsinlar diye mü'minlerin kalblerine huzûr indirdi. Göklerin ve yerin askerleri Allah'indir. Allah bilendir, her seyi hikmetle yapandir." (1-4) .

Böylece müslümanlara sadece umreye gidecekleri degil, Mekke'nin fethedilecegi müjdesi de verilmis oluyordu. Sure, müminlerin âhirette de mükâfatlandirilacaklarina, münâfik ve müsriklerin ise siddetli bir azaba çarptirilacaklarina dikkat çektikten sonra; korkulari sebebiyle bu yolculuga katilmayanlarin samimî kisiler olmadiklarini, Medine'ye varildiginda asilsiz birtakim bahaneler uyduracaklarini haber vermektedir. Söz nihayet andlasmaya katilan müminlere getirilir. Allah'in o kimselerden razi oldugu ve yakinda bir fetihle mükâfatlandirilacaklari anlatilir: "Allah su müminlerden râzi olmustur: ki onlar, agacin altinda sana bey'at ediyorlardi. Allah onlarin gönüllerindeki (dogruluk ve vefayi) bildigi için onlarin üzerine huzur ve güven indirdi ve onlara yakin bir fetih verdi. Yine onlara (yakinda) alacaklari birçok ganimetler bahseyledi. Allah üstündür, hikmet sahibidir" (18-19).

Bu arada Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Hudeybiye andlasmasindan önce gördügü rûya ele alinarak Peygamberin bu rûyasinin gerçek çikacagi bildirilir (27-28). Kuran'da gelecege dair bu tür pek çok haber vardir ve bunlarin hepsi anlatildigi gibi gerçeklesmistir.

Surenin sonunda Peygamber ve onunla birlikte olanlar övülerek üstün hasletlerinden bir kismi söylece dile getirilir:

"Muhammed Allah'in elçisidir. Onun yaninda bulunanlar, kâfirlere karsi siddetli, kendi aralarinda merhametlidirler. Onlarin, rukû ve secde e]]> Fetih Suresi Tefsiri https://www.fetihsuresi.gen.tr/fetih-suresi-tefsiri.html Mon, 10 Dec 2018 14:06:23 +0000 1- Sûresinin indirildiğini haber verdi. Ahmed, Buhâri, Tirmizî, Nesai, İbnü Mâce ve İbnü Merdûye de Ömer b. Hattâb (r.a.)'da şöyle rivayet etmişlerdir: Demiştir ki; Resulullah (s.a.v.) ile seferde idik, ona bir şeyden üç kere su 1- Sûresinin indirildiğini haber verdi. Ahmed, Buhâri, Tirmizî, Nesai, İbnü Mâce ve İbnü Merdûye de Ömer b. Hattâb (r.a.)'da şöyle rivayet etmişlerdir: Demiştir ki; Resulullah (s.a.v.) ile seferde idik, ona bir şeyden üç kere sual ettim, cevab vermedi ben de devemi sürdüm, sonra topluluğun önüne geçtim ve hakkımda Kur'an indirilmesinden korkmuştum, çok durmamıştım bir bağıran işittim, bana bağırıyordu korktu, zannediyordum ki hakkımda bir şey indirildi, vardım Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki: "Bu gece üzerime bir sûre indirildi, bana dünya ve onun içindekilerden daha sevgili: "Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsan ettik. Böylece Allah, senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar." (Fetih, 48/1-2). Yine Ahmed, Ebû Dâvud ve başkalarının Müc'mi b. Câriyete'l-Ensârî'den rivayet ettikleri bir sahih hadiste Peygamber (s.a.v.)'in Hudeybiye'den hareketinden sonra indirilmesini ve bunun "Küraülğamim" yanında olduğunu Peygamber (s.a.v.)'in onu bineği üzerinde insanlara okuduğunu ifade eder. İbnü Sa'd'ın ondan rivâyetinde de bunun Decnân'da olduğuna delâlet vardır. Ve bu Bikai'den rivayet olunmuştur. Dacnan, Kamus'ta bildirildiği üzere Mekke yakınında bir dağdır. Bunlar gösteriyor ki indirilmesi Mekke ile Medine arasında olmuştur. Böyle olanlara da Medenî denildiği bilinmektedir. Zirâ Medenî hicretten sonra indirilendir ki gerek Medine'de olsun gerek Mekke'de, gerek seferde; Mekkî de hicretten önce indirilendir.

Âyetleri : Yirmi dokuzdur.

Kelimeleri : Beşyüz altmıştır.

Harfleri : İkibin dörtyüz otuzdur.

Fâsılası : Hep ( ) harfidir.

İki sûre arasındaki ilgi de baştan sona apaçıktır: Biri önce sunulan, diğeri sonra gelendir. Zira yardım ve zafer mânâsına fetih, gönlü iyileştirme ile savaşa gereken hazırlıktır. Orada tevbe ve istiğfar ile emredilmiş, burada mağfiretin olacağı haber verilmiş, ona değiştirme ihtarıyla son verilmiş, buna zaferler müjdesiyle başlanılmıştır.

İbnü Sâ'd'ın rivâyet ettiği Mücmi' b. Câriye hadisinde geçmiştir ki, Cebrail Aleyhisselâm, bu sûre ile indiği zaman, "Tebrik ederiz seni ey Allah'ın Resulü!" demiş; Cibril tebrik edince müslümanlar da tebrik etmişlerdir. Bu sûrede İslâm'ın bütün dinlere galip geleceği de vaad edilmiştir.

Meâl-i Şerifi

1- Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik.

2- Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru yola iletir.

3- Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım eder.

4- İmanlarına iman katsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah bilendir, herşeyi hikmetle yapandır.

5- Mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyması, onların günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

6- Ve o Allah hakkında kötü zanda bulunan münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük onların başlarına gelmiştir. Allah onlara gazap etmiş, lânetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Orası ne kötü bir yerdir!

7- Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

8- Şüphesiz biz seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

9- Ki, Allah'a ve Resulüne iman edesiniz, ve bunu takviye edip, O'na saygı gösteresiniz ve sabah akşam O'nu tesbih edesiniz.

10- Herhalde sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.

Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsan ettik. Geleceği açan; ileride meydana gelecek bir çok fetihlerin başlangıcı olan bir fetih. Bazı müfessirler bunu, Mekke'nin fethini vaad diye almışlarsa da çoğu müfessirler bunun Hudeybiye antlaşmasını haber verdiğini söylemişler. İbnü Abbas, En]]> Fetih Suresi Meali https://www.fetihsuresi.gen.tr/fetih-suresi-meali.html Tue, 11 Dec 2018 04:00:54 +0000 1 - Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik. 2 - Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru yola iletir. 3 - Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım 1 - Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik.

2 - Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru yola iletir.

3 - Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım eder.

4 - İmanlarına iman katsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah bilendir, herşeyi hikmetle yapandır.

5 - Mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyması, onların günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

6 - Ve o Allah hakkında kötü zanda bulunan münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük onların başlarına gelmiştir. Allah onlara gazap etmiş, lânetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Orası ne kötü bir yerdir!

7 - Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

8 - Şüphesiz biz seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

9 - Ki, Allah'a ve Resulüne iman edesiniz, ve bunu takviye edip, O'na saygı gösteresiniz ve sabah akşam O'nu tesbih edesiniz.

10 - Herhalde sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.

11 - yakında a'râbilerden geri kalmış olanlar sana diyecekler ki, "Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile." Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O'na karşı kimin bir şeye gücü yetebilir Hayır! Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

12 - Aslında siz Peygamber ve müminlerin, ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz.

13 - Kim Allah'a ve Rasulüne iman etmezse şüphesiz biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.

14 - Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar dilediğini azaplandırır. Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.

15 - Siz ganimetleri almak için gittiğinizde geri kalanlar: "Bırakın biz de arkanıza düşelim." diyeceklerdir. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha önce böyle buyurmuştur. Onlar size: "Bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.

16 - A'rabilerin geri bırakılmış olanlarına de ki: Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı savaşmaya çağırılacaksınız. Onlarla savaşırsınız veya müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi acıklı bir azaba uğratır.

17 - Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah'a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.

18 - Andolsun o ağacın altında (Hudeybiye'de) sana bey'at ederlerken Allah, müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş onlara güven indirmiş ve onları pek yakın bir fetih ile mükâfatlandırmıştır.

19 - Allah onları elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfatlandırdı. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

20 - Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir ki bu, müminlere bir işaret olsun ve Allah sizi doğru yola iletsin.

21 - Bundan başka sizin güç yetiremediğiniz, ama Allah'ın sizin için kuşattığı ganimetler de vardır. Allah herşeye kâdirdir.

22 - Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı a]]> Fetih Suresi https://www.fetihsuresi.gen.tr/fetih-suresi.html Tue, 11 Dec 2018 16:49:02 +0000 Fetih Suresi, İçinde İslâm'ın elde edeceği fetih, başarı ve zaferden bahsedildiği için Fetih adını alan bu sûre, hicretin altıncı yılında Hudeybiye antlaşması dönüşünde Mekke ile Medine arasında inmiş ve Medine'de inen sûrel Bismillahirrahmanirrahim

1. Ayet : İnna fetahna leke fetham mübına

Anlamı : Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik.

2. Ayet : Li yağfira lekellahü ma tekaddeme min zembike ve ma teahhara ve yütimme nı'metehu aleyke ve yehdiyeke sıratam müstekıyma

Anlamı : Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru yola iletir.

3. Ayet : Ve yensurakellahü nasran azıza

Anlamı : Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım eder.
fetih suresi

4. Ayet : Hüvellezı enzeles sekınete fı kulubil mü'minıne li yezdadu imanem mea ımanihim ve lillahi cünudüs semavati vel ard ve kanellahü alımen hakıma

Anlamı : İmanlarına iman katsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah bilendir, herşeyi hikmetle yapandır.

5. Ayet : Li yüdhılel mü'minıne vel mü'minati cennatin tecrı min tahtihel enharu halidıne fıha ve yükeffira anhüm seyyiatihim ve kane zalike ındellahi fevzen azıyma

Anlamı : Mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyması, onların günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

6. Ayet : Ve yüazzibel münafikıyne vel münafikati vel müşrikıne vel müşrikatiz zannıne billahi zannez sev' aleyhim dairatüs sev' ve ğadıbellahü aleyhim ve leanehüm ve eadde lehüm cehennem ve saet masıyra

Anlamı : Ve o Allah hakkında kötü zanda bulunan münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük onların başlarına gelmiştir. Allah onlara gazap etmiş, lânetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Orası ne kötü bir yerdir!

7. Ayet : Ve lillahi cünudüs semavati vel ard ve kanellahü azızen hakıma

Anlamı : Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

8. Ayet : İnna erselnake şahidev ve mübeşşirav ve nezıra

Anlamı : Şüphesiz biz seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

9. Ayet : Li tü'minu billahi ve rasulihi ve tüazziruhu ve tuvekkiruh ve tusebbihuhu bükreten ve ezıyla

Anlamı : Ki, Allah'a ve Resulüne iman edesiniz, ve bunu takviye edip, O'na saygı gösteresiniz ve sabah akşam O'nu tesbih edesiniz.

10. Ayet : İnnellezıne yübayiuneke innema yübayiunellah yedüllahi fevka eydıhim fe men nekese fe innema yenküsü ala nefsih ve men evfa bi ma ahede aleyhüllahe fe se yü'tıhi ecran azıyma

Anlamı : Herhalde sana bey'at edenler ancak Allah'a bey'at etmektedirler. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.

11. Ayet : Se yekulü lekel mühallefune minel a'rabi şeğaletna emvalüna ve ehluna festağfir lena yekulune bi elsinetihim ma leyse fi kulubihim Kul fe mey yemlikü leküm minellahi şey'en in erade biküm darran ev erade biküm nefa bel kanellahü bima ta'melune habıra

Anlamı : Yakında a'râbilerden geri kalmış olanlar sana diyecekler ki, "Mallarımız ve ailelerimiz bizi alıkoydu. Allah'tan bizim bağışlanmamızı dile." Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O'na karşı kimin bir şeye gücü yetebilir Hayır! Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

12. Ayet : Bel zanentüm el ley yenkaliber rasulü vel mü'minune]]>